Bu eski, bu zemini engebeli, duvarı dökülen, damı akıtan, asırlık bir binaya eklemelerle oluşturulmuş, birleşme yerleri hava ve su sızdıran eklektik “yer”, bir ülke metaforu gibi duruyor bugün karşımızda.

Hem büyüleyici bu tuhaflığıyla hem de ürkütücü. Karanlık çünkü ve içinde havasızlıktan ölmüş kediler bulduk biz bu kapıyı açtığımızda. Bu kediler de bizim metaforumuz mu yoksa? Bu tuhaf yerde böyle kapalı kaldıkça, her birimiz kendi serüvenimizin peşinde tek başına koştukça ölmeye mahkûm muyuz?

Ya birbirimizi bulursak? Ya iki küçük pencereyi açıp havayı içeri bırakırsak? Belki de burası bizi boğamaz o zaman. Eski, yeniye bir zemin olur. Bir yaratma alanı. Bir yaşama alanı. Yaratır ve yaşarız o zaman.

525148_140545026112233_1223926053_n

http://www.eskiyenidir.com